arı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2013 Çarşamba

zeybekle horon arası

Okul çıkışı çocuklarla güle oynaya arılığa vardık.

 Bazen hiç haberleşmesen bile Fizan'da dostlarınla karşılaşırsın.Biz arılığa vardığımızda Hüseyin Usta da ailecek arılıktaymış.Arıların şerbetini, kekini kontrol ettik. 
 Geçen günlere göre arıda bir yavaşlama, hızdan düşme olmuş.Yani horonu bırakıp zeybeğe dönmüş.
 Finike'ye mi götürsek, orada da arılar yavaşlamış yorumları yapıldı.Bugün cemrenin havaya düşme günü.Bakalım arıların cemreden ne kadar haberi olacak?
 Biz çayları içtik.Tam o sırada cankurtaran hızlı ambulansçı Selahattin Abi  de gelince düğün evine döndü bizim arılık.
Çocuklar ormanda temiz hava alıp gezdiler.Gelecek haftalar için piknik yapmak üzere sözleştik.Yayla nöbeti için gazladık.Birinci cemre havaya, ikincisi suya, üçüncüsü toprağa düşermiş.Coğrafya derslerinde toprağın suya göre daha çabuk ısındığını ve soğuduğunu öğrendik.Hatta havayı bile güneşin yeryüzünde biriken ısının etkisiyle ısıttığını öğrendik.Bilim kurulu buna bir el atsa herhalde cemre sırası toprak-hava-su veya toprak-su-hava şeklinde değişebilir.Bilim kurullarından sonuç alınamayacağına göre bu konuya da Ali Türk abi el atsın.

22 Haziran 2011 Çarşamba

yelten notları

finike turunçovada eski mermer ocağı yanındaki arılığımızdan bir görüntü.






























portakal balı süzümünden bir enstantane.









zayıf arıları korkuteline elma çiçeğine götürmüştük.









sonuç fevkalade.
























bu fotoğrafımız arılarımızın son konaklama yeri burdur bucak yelten.












biz de arılardan önce yeltenerek petek takıyoruz.
















arılıktaki konaklarımız.
















sarayın içinden bir görüntü.




















hayri amca 3 gün gecikince arılar gaza basmış.

































siz siz olun bahar mevsiminde böyle büyük ağaçların yanına arı koymayın. ağacın başından oğul toplaması zahmet ötesi.























çözüm için böylesi darağaçları kuruyoruz.darağacına kendi ayaklarıyla kim gelmiş ki?
















ilk günler çok daha iyiydi arıların düzeni. görülmemiş sıklıkta yağan yağmurlar hızımızı sekteye uğrattı.elimizdeki biriken polenleri tüketmekte zorlanıyoruz.son olarak kek kurabiye içine katarak misafirlere ikram ediyoruz, çocukların yemesini sağlıyoruz.bloğunu zamanında yenilemeyen bir arıcı olarak tüm arıcıları selamlayarak yazımıza niheyet verelim.










12 Aralık 2010 Pazar

kışın nefesi



yazdan kalma günler uzun zamandan beri devam ediyordu.sıcak havalar nihayet son buldu.bulunduğumuz yerdeki çevre dağlar bembeyaz oldu.bugün polen çekmecelerini taktım. iki gündür rüzgar soğuk soğuk esiyor.
bizim ufaklıklar geçen gün hoplayıp zıplarken karyolayı kırmışlardı.enişte karyolayı tamir ediverdi.hayatta kaza eksik olmuyor.kahve değirmenini çevirirken değirmenin kolu gözlüğümü kırdı ve gözüme bir cam parçası kaçtı.neyse ki az sonra parça kendiliğinden çıktı.yeni gözlük için devlet hastanesine gittim.orada mustafa büyüktahancının oğlunun da gözüne yabancı cisim kaçtığını öğrendim.iki gündür hastanedelermiş.




hastane çıkışında telefonlaştığımız, yeni tanıştığımız adaş abdullah ziya beyle yüksekokulun önünde buluştuk.hal hatır, arı derken çaylar yudumlandı ve sıcak bir sohbet ortamı oluştu.aslen kastamonulu olan abdullah bey artık fethiyeli olmuş.iki devlet memuru, iki arıcı tekrar görüşürüz diyerek ayrıldık.



18 Ekim 2010 Pazartesi

alanyanın muşmulası

çam balından haberlerin kötü olduğunu yazmıştık. bu hafta sonunda arıların yanındaydık.katları indirdik ve fazla petekleri topladık.arıları kışlatmak için ağızlarını daralttık.
bilindiği gibi bu sene çam balı olmadı.arılar ancak kendisini doyuruyor.10 gün önce durum daha kötüydü.şimdi polen gelişi de başlamış.yavru için iyi haber.


fazla petekleri yaylaya götürdük.


artık arıları kışlık moda aldık ve yola çıkmak için bekliyorlar.hedefte alanya var.alanyada 400-500 arının konaklayabileceği yer arıyoruz.muşmula çiçeklerini bekliyoruz.haydi hayırlısı...







13 Eylül 2010 Pazartesi

BASIRA BALI

arefe günü arıları dodurga/bel mahallesine koyduk. referandum sonuçlarından bir gün sonra arıların çalışmasını, basıra durumunu incelemek için soluğu arılıkta aldık. basıra olduğu zaman arılar bu görünen çamlara uçuyor.bizim burada çam balına basıra balı deniyor.ben de başlığı öyle seçtim.aynı kelime hastalık bulan sebzeler için de "sebzeler basıralandı" diye söylenir.hastalık anlamında.



yerli halktan çoban osmandan aldığımız habere göre bir gün önce rüzgardan dolayı arılar uçamamış.sabahtan ise çiğ durumu iyiymiş ve arıcı niyazi arıkan amcanın deyişine göre sabahtan arılar çok iyi uçmuş. niyazi amca ile bugün tanıştık.bizim kahraman arıkan hocanın babası.akılda kalanlar sıra dışı şeyler olurmuş ya.kahraman hocanın oyunlarda sayıları eksik saydığını, şike yaptığını niyazi amcaya anlattık.güldü geçti gevrek gevrek. çok neşeli hoşsohbet bir adam niyazi amca. dereden tepeden bol hikayesi var.






arıları açıp şöyle bir inceledik.yeni yeni bal gelmeye başlamış. ancak basıra durumu hala sakat.yeterince faaliyet görünmüyor. havalar uygun şartlara geldi. sıra basıranın oluşmasında. hayırlısı...herkes referandumda bile böyle demedi mi.herşey yüzde yüz olacak değil ya.





hayri tezcan ve hüseyin çetin arılarını bu sene biraz daha tarlalardan yukarıya koydular. geçen sene yağmurlarda sel, çamur işleri karıştırmış. ön taraftaki ekilip dikilen alana arı koyulmadı.arkadaki sekilere, sert yerlere koyuldu.














hüseyin ustanın arıları yaylada basıra beklerken bir hafta içinde biraz zayıflamış.hatta bir kovan yağmalanmış, sönmüş.benimkiler zorlar ovasında susamda durdu.ancak orada da pek birşey bulamadılar.


arıları kapatıp, abbas yolcu tuttuk evin yolunu.çoban osman bizi evine davet etti.bir güzel karnımızı doyurup öyle yolcu etti.uydu cihazı büyük ihtimal resetlenmiş. next marka olunca kolayca otomatik aramayla yapacaktık. ancak sabah namazından beridir ceryan kesikmiş.olmadı.yolda başka çobanları gördük.kuyulardan kovayla su çekip keçileri suluyorlardı.keçi peyniri için seneye görüşmeler yaptık.bu sene için peynir sezonu kapanmış.iyi bal,peynir haberlerinde buluşmak dileğiyle...tüm arıcılara selamlar.














27 Haziran 2010 Pazar

BAL HAKKINDA



BALIN YARARLARI

Kolayca sindirilir: İçindeki şekerlerin bir başka cins şekere (fruktozun glikoza) dönüşebilme özelliği sayesinde bal, yüksek miktarda asit içermesine rağmen, en hassas mideler tarafından bile kolaylıkla sindirilir. Aynı zamanda bağırsakların ve böbreklerin daha iyi çalışmasına yardımcı olur.

Süratle kana karışır; hızlı bir enerji kaynağıdır: Bal ılık suyla karıştırıldığında 7 dakika içinde kana karışır. İçerdiği serbest şekerlerden dolayı beynin çalışması kolaylaşır. Yapılan son araştırmalara göre, şekerlerin bu kendine has karışımı yorgunluğun giderilmesinde en etkili yöntemdir ve atletik performansı artırmaktadır.

Kan yapımına destek olur: Bal, kan yapımı için vücudun gereksinim duyduğu enerjinin önemli bir bölümünü karşılar. Ayrıca kanın temizlenmesine de yardımcı olur. Kan dolaşımını düzenleyici ve kolaylaştırıcı yönde etkisi vardır. Damar sertliğine karşı önemli bir koruyucudur.

Antimikrobiktir: Antimikrobik etmenler belirli bakterilerin, mayanın ve küfün büyümesine engel olur. Balın, bakterinin barınmasına olanak tanımayan özelliği "inhibine etki" olarak adlandırılır.

Antioksidandır: Sağlıklı yaşamak isteyen herkesin özellikle antioksidan tüketmesi gerekir. Antioksidanlar, hücrelerde normal metabolizmanın zararlı yan ürünlerini temizleyen bileşenlerdir. Balın içeriğinde de güçlü antioksidanlar mevcuttur: Pinocembrin, pinobaxin, chrisin ve galagin. Bunlardan pinocembrin, yalnızca balda bulunan bir antioksidandır.

Vitamin ve mineral deposudur: Bal, fruktoz ve glikoz gibi şekerlerin yanı sıra magnezyum, potasyum, kalsiyum, sodyum klorür, kükürt, demir ve fosfor gibi mineralleri de içerir. Nektar ve polen kaynaklarının niteliklerine göre değişmekle birlikte, balda B1, B2, C, B6, B5 ve B3 vitaminleri bulunmaktadır. Ayrıca bakır, iyot, demir ve çinko da az miktarlarda bulunur.

Yaraların tedavisinde kullanılır: Balın havadan nem çekebilme özelliği, iyileşmeyi hızlandırarak yara izi kalmasını önler. İyileşmenin gücünü artıran kolajen liflerinin üretimini hızlandırır. Balın, yaranın etrafındaki şişkinliği azaltan antienflamatuar bir etkisi vardır, bu aynı zamanda hissedilen acıyı da azaltır.
Bu bilgilerden de anlaşılacağı gibi bal, "şifa" yönü son derece güçlü bir besindir. Kuşkusuz bu da, sonsuz kudret sahibi Allah'ın indirmiş olduğu Kuran'ın mucizelerinden biridir.