Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 68-69)
8 Temmuz 2010 Perşembe
7 Temmuz 2010 Çarşamba
iskender palanın hikayesi

İskender Pala'nın çok anlattığı bir hikaye vardır:
Bahçıvan bahçedeki güllerden birisini her gün sever, okşar, onunla hep güzel sözlerle konuşur.Bir süre sonra gül bahçıvanın girdiği kapıya doğru başını eğer.Edebiyatın sıradan bir hikayesi gibi görünen bu olayla ilgili aşağıdaki bilimin bulgularını okumamızda fayda var.
Japon elektronik mühendisive sibernetikçi Dr.Ken Hashimito, bitkilerden yayılan dalgalardan modile edilmiş sesler elde etmeye çalışmıştı.Bitkileri çok seven eşi ile birlikte yaptıkları çalışmalar sonunda, kaktüsten gelen sinyalleri belirleyerek,sese karşılık vermeyibaşarmışlardı.Hashimitolar,kaktüse yirmiye kadar toplama yapmasını da öğretmişlerdi.İki tane ikinin kaç ettiği sorulunca ,gelen cevap grafiğe dönüştürüldüğünde , belirgin ve bir birine bağlı dört tepe oluşturanseslerle karşılık veriyordu bitki….
Bir Biyoloji bilgini olan Lyall Watson da bitkilerin yaydıkları dalgalarısibernetik yönden incelemeye çalışnmış ve bitkilerin gönderdikleri sembolleri bir amplifikatörden yükselterek, elektronik makineye iletmeyi başarabilmişti.Bitkiler;kendilerine zarar veren,dalını koparan,çiçeğini ezen kişiyi tanıyor ve o kişi yanlarına yaklaşınca, ilattikleri dalgalarelektronik makinede kolayca anlaşılıyordu.
Lyall Watson bu durumu anlayınca, kendi deyimi ile bitkilerle “Katil Kim?”oyunu oynamaya başlamıştı.Çeşitli yerlerde va labaratıvarlarda bu oyunu oynuyor ve çiçeğe zarar veren kişileri çiçeğe yaklaştıkları anda,makinede beliren sembollerden kolayca buluyordu.
Ancak birgün çok ilginç bir durumlşa karşılaşmıştı.Florida’da iki sklamen çiçeği deney yapmak için altı kişi çağırmıştı.Bu sklamenlerden biri bilgisayara bağlı idi.Altı kişinin belirli aralıklarla çiçeklerin bulunduğu odaya girmelerini , içerden birinin makineye bağlı olmayan sklamene zarare vermesini, dalını koparmasını istemiş ve kendisinin bunu kimin yaptığını bulacağını söylemişti.
Bu altı kişi istenileni yapmışlardı.İçlerinden biri de makineye bağlı olmayan çiçeğe zarar vermişti.Watson,o çiçeğin yanında bulunan vemakineye bağlı olan çiçekten gelen bilgilerle, kimin çiçeğe zarar verdiğini bulmaya çalıştı.
Altı kişi sıra ile çiçeğin yanına yaklaşmaya başlamışlarddı.Makineye bağlı olan çiçekten ,iki kişi için makineden acı sinyaller alınmıştı.Watson bu kişilere ikisininde hasar yaptığını söyleyince , o kişilerden biri hasarı yapmış olduğunu kabul etmiş, ancak diğeri çiçeğe hiçbir şey yapmadığını ileri sürmüştü.Oysa makine, o kişi çiçeğe yaklaştığındaacı acı sinyaller gönderiyordu.
Watson bu durum karşısında kim olduğunu ve nereden geldiğini sormuştu. O kişi de gayet sakin bir biçimde “Ben bahçıvanım, şimdi çim biçmekten geldim” karşılığını vermişti.Makineye bağlı olan çiçek sanki “Bu adam profosyonel katildir.Sülalelemizi kesti!”dercesine sinyal göndermişti.
Kaynak: Çevre El Kitabı 108- 109
Çevre ve Orman Bakanlığı Yayını2008
27 Haziran 2010 Pazar
BAL HAKKINDA


BALIN YARARLARI
Kolayca sindirilir: İçindeki şekerlerin bir başka cins şekere (fruktozun glikoza) dönüşebilme özelliği sayesinde bal, yüksek miktarda asit içermesine rağmen, en hassas mideler tarafından bile kolaylıkla sindirilir. Aynı zamanda bağırsakların ve böbreklerin daha iyi çalışmasına yardımcı olur.
Süratle kana karışır; hızlı bir enerji kaynağıdır: Bal ılık suyla karıştırıldığında 7 dakika içinde kana karışır. İçerdiği serbest şekerlerden dolayı beynin çalışması kolaylaşır. Yapılan son araştırmalara göre, şekerlerin bu kendine has karışımı yorgunluğun giderilmesinde en etkili yöntemdir ve atletik performansı artırmaktadır.
Kan yapımına destek olur: Bal, kan yapımı için vücudun gereksinim duyduğu enerjinin önemli bir bölümünü karşılar. Ayrıca kanın temizlenmesine de yardımcı olur. Kan dolaşımını düzenleyici ve kolaylaştırıcı yönde etkisi vardır. Damar sertliğine karşı önemli bir koruyucudur.
Antimikrobiktir: Antimikrobik etmenler belirli bakterilerin, mayanın ve küfün büyümesine engel olur. Balın, bakterinin barınmasına olanak tanımayan özelliği "inhibine etki" olarak adlandırılır.
Antioksidandır: Sağlıklı yaşamak isteyen herkesin özellikle antioksidan tüketmesi gerekir. Antioksidanlar, hücrelerde normal metabolizmanın zararlı yan ürünlerini temizleyen bileşenlerdir. Balın içeriğinde de güçlü antioksidanlar mevcuttur: Pinocembrin, pinobaxin, chrisin ve galagin. Bunlardan pinocembrin, yalnızca balda bulunan bir antioksidandır.
Vitamin ve mineral deposudur: Bal, fruktoz ve glikoz gibi şekerlerin yanı sıra magnezyum, potasyum, kalsiyum, sodyum klorür, kükürt, demir ve fosfor gibi mineralleri de içerir. Nektar ve polen kaynaklarının niteliklerine göre değişmekle birlikte, balda B1, B2, C, B6, B5 ve B3 vitaminleri bulunmaktadır. Ayrıca bakır, iyot, demir ve çinko da az miktarlarda bulunur.
Yaraların tedavisinde kullanılır: Balın havadan nem çekebilme özelliği, iyileşmeyi hızlandırarak yara izi kalmasını önler. İyileşmenin gücünü artıran kolajen liflerinin üretimini hızlandırır. Balın, yaranın etrafındaki şişkinliği azaltan antienflamatuar bir etkisi vardır, bu aynı zamanda hissedilen acıyı da azaltır.
Bu bilgilerden de anlaşılacağı gibi bal, "şifa" yönü son derece güçlü bir besindir. Kuşkusuz bu da, sonsuz kudret sahibi Allah'ın indirmiş olduğu Kuran'ın mucizelerinden biridir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)